DOLAR: 4.71 TL
EURO: 5.53 TL

ÇOCUKTA ÖZGÜVEN – ÖZSAYGI

24 Şubat 2017
332 kez görüntülendi

ÇOCUKTA ÖZGÜVEN – ÖZSAYGI
Reklam

 

ÇOCUKTA ÖZGÜVEN – ÖZSAYGI

 

Çocuklarınıza sadece seçme ve karar alma hakkı tanımayın. O kararların sorumluluklarını almalarını da sağlayın.

 

Seçimlerinden ve kararlarından sorumluluk almayan çocuklar adı üstünde sorumsuz oluyorlar.

 

Oysa sorumluluk özgüvenin temel bileşenlerinden biridir. “Ben şunu istiyorum, bunu istiyorum, bunun şöyle olmasını istiyorum, böyle yapılmasını istiyorum” diyen bireyin özsaygısı ve benlik algısı gelişir.

 

Ama sadece ve sadece bu seçimlerinin gereklerini de yerine getiren bir çocuk aynı zamanda özgüven sahibi olacaktır.


Ne yazık ki çoğu ebeveynimiz ve eğitimcimiz özsaygı ile özgüveni karıştırmaktalar. Günümüz çocuklarının her şeyi istemelerini özgüven zannediyorlar. Hayır, bu özsaygıdır.

 

Özgüven bu istenen şeyin elde edilmesi için kimin harekete geçeceğidir. Baba diyor ki “Benim çocuğumun özgüveni çok yüksek, evde otururken baba bana su getirsene diyebiliyor, biz babamıza böyle diyemezdik.” Bu yanlış, çocuğun özsaygısı çok yüksek evet.

 

Ama o suyu baba getirdikçe, çocuk özgüveni gelişmemiş bir birey olur. O nedenle, çocuğunuzun çantasını taşıdığınızda, ödevlerini siz yaptığınızda, odasını siz topladığınızda onun çok istemesiyle aldığınız ev hayvanının bakımını siz yaptığınızda özgüveni düşük, genellikle şımarık olarak adlandırılan bir bireyin yetişmesine yol açmış olursunuz.

 


O halde ne yapacağız? Çocuğun sorumluluk almasını sağlayacağız. Örneğin, çocuk “Anne, baba bana ayakkabı alın” dedi. Hemen soracağım, “Kaçaymış ayakkabı?” “Bilmiyorum ki” derse “Git öğren” diyeceğiz.

 

Anlamaya çalışacağız, “Bu ayakkabıyı neden istiyorsun?” Diyelim ki “Ayaklarım üşüyor, ıslanıyor” vb. dedi. “Sen bir bot istiyorsun” diyeceğiz. “Peki ama bizim sana aldığımız bot zaten var, kışlık, üşütmüyor ve sağlam.

 

Neden yeni bir bot istiyorsun?” Eğer “Arkadaşlarımda var, herkes onu giyiyor vb.” derse, “Tamam o zaman, harçlığından biriktir alalım” demek doğrusudur.

 

Çocuğunuzun her istediğini yapmayın.

 

Bu ona iyilik olmaz, kötülük olur. “Haftalık harçlığın 10 lira, bu ayakkabı için kaç lirasını ayırırsın?” diye sorun. Mesela “5 lirasını ayırırım” dedi. O zaman şunu söylemek gerekir: “Yani kalan 5 lira ile tüm haftayı geçireceksin öyle mi? İyi düşündün mü?

 

Ayran şu kadar, leblebi bu kadar. Bir hafta boyunca bunları aldığında bile 5 lira yetmez.” Diyelim ki çocuk “Olsun, ben yaparım” dedi.

 

Hemen kabul edin ve o bir hafta boyunca gözleyin. Muhtemelen parası bitince “Anne baba param bitti, versenize” diyecektir.

 

Asla vermeyin. Çocuk aldığı kararların, seçimlerin sonuçları olduğunu görmelidir. Bu onun daha iyi düşünmesine daha doğru kararlar ve seçimler yapmasına yol açacaktır. Bir sonraki hafta “Şimdi ne kadar ayırmayı düşünüyorsun?” deyin.


Sonuçta belli bir süre geçecek ve belli bir para birikecektir. Siz de o paraya bir miktar (kesinlikle az bir miktar) katabilirsiniz.

 

Diyelim ki üç ay sonra o bot alındı. Diyelim ki benzer durumlarda aile bu türden davranışları gösterme konusunda tutarlı davranıyor. Bu çocuk neler öğrenmiş olur? “Tamam, alalım” deyip ertesi gün ayakkabıyı almamıza göre aradaki fark ne olur?

 

Nurdoğan Arkış

sosyolog

 

 

 

Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

20 + 6 =


Yukarı Çık