ÇEVREMİZ ve BİZ

SERBEST KÜRSÜ
132 Defa Okundu

.

Kıra, bayıra çeşme yapma geleneği beldemiz insanının en beğendiğim geleneklerinden biridir. Bunu da her fırsatta, müsait olan her ortamda söylemekten de gurur duyarım. Beldemiz insanı adeta çeşme yapma konusunda bir biriyle yarışır. Emekli olan, emekli ikramiyesinin bir bölümüyle çeşme yapmayı, yaptırmayı planlar. Su bulanlar da en kısa zamanda çeşmesini yapar, yaptırır. Tarla aralarında, orman içlerinde, yol kenarlarında onlarca çeşme vardır. Beldemizde çeşme hayratı yapmaya özen gösterenlerin başında da rahmetli Ömer amca gelir, Ömer AŞICI, Allah (cc) rahmet eylesin, yaptığı çeşmelerin hayrını da yüce Rabbim kabul etsin. Hemen her mevkide vardır Aşıcı Çeşmesi”
Bu çeşmelerden tarlada, ormanda çalışanlar, buralara pikniğe ya da gezmeye gidenler; evcil veya yabani hayvanlar, kurtlar, kuşlar, börtü böcek istifade eder. Çoğu zaman, pek dillendirmeseler de, insanımız dua eder çeşmenin banisine.
Atalarımızın bizlere emanet ettiği bu kültür abidelerini, bizlerin de çocuklarımıza ve torunlarımıza geliştirerek bırakacağımız bu güzel yapılar hor kullanılıyor ve yeterince korunmuyor gibi geliyor bana. Nereden böyle bir düşünceye kapıldığımı sorabilirsiniz. İzah edeyim; Ben kırı, bayırı, ormanları gezmeyi seven biriyim. Çeşme başlarına her gidişimde etrafım ne kadar pislendiğini görüyorum. Bir çeşme başında naylon poşetlerden, soğan-sarımsak saplarından sigara izmarit ve paketlerinden, hatta ve hatta çocuk bezlerinden oturulmuyor. Köpükten yapılmış ambalajlar. Resmen pislik deryası. Neden bu pisliği buralarda bırakırız. Bir poşete koyup, çöpe getirmek bu kadar mı zor? Poşetleyip geri getirmekten vazgeçtim , bunları samimiyetimle söylüyorum anlayabilmek mümkün değil. Çeşmenin üzerinde balıkları temizlemiş, bütün pislik etrafta. Hadi yabani hayvanlar kelleydi, kılçıktı, kemikti bunları yerler; ama be kardeşim o balığın pullarını çeşmenin üstünde ya da havuzda bırakman şart mı? O balıkları çeşmeden su alıp iki metre ötede yıkamak bu kadar mı zor? Bir anlam veremiyorum. Sanırım bunu yapanlar kasıtlı olarak pis bırakıyorlar. Yoksa neden olsun ki?
Gezi yazılarımın birinde, size Dede Kule’den bahsetmiştim.Çan’ı ve Yenice’yi görebildiğim bir yer demiştim. Sanırım okuyan çok olmuş. Bu kış çok giden olmuş. Ama ne gidiş. Bizler hemen her 15 günde bir kuleye çıktık bu kış.Kar kış demeden. Ama her gidişimizde pislik içinde bulduk desem yalan olmaz. On kez kuleye çıkmışsak sekizinde kirliydi. Vatandaş yediği çekirdeğim kabuğunu, içtiği sigaranın izmaritini atmış yere. Temizledik temizleriz de, hep ilk vardığımızda hem de ayrılırken.
Ben ne düşünüyorum biliyor musunuz? Çevresine bu kadar duyarlı olan bir neslin çocukları, torunları olarak bizlerde çevremize karşı biraz daha duyarlı olmalıyız. Ben bu yazımı okuyanların tamamının en az benim kadar çevreye duyarlı olduğunu düşünüyorum. Bu bakımdan sözüm meclisten dışarı.
Nasıl duyarlı olmalıyız, ne yapmalıyız yada ne yapabiliriz? Bırakın da bu güzelim çeşme başlarını kirletmeyi, bırakın pislik içinde bırakıp gitmeyi var olan pisliği temizlemeliyiz.Olsun onlar bırakıp gitsin, biz temizleyiverelim. Elimizde mi kalır? Hatta çeşmelerin oluklarını yosunlardan kurtaralım, temizleyiverelim. Atalarımız Allah rızası için yapmış ya onları, bizde o amaçla temizleyiverelim. Eğer suyu sapmışsa çeşmenin, arızayı bulup tamir etmeye çalışalım. Eğer böyle bir şey elimizden gelmiyorsa o çeşmeyle ilgilenen biri vardır, bilgi verelim.
Daha ne yapabiliriz? Bu konuyu sohbetlerimizde gündeme getirelim, bilinçlendirelim, bilinçlenelim. Yediğimiz meyve çekirdeklerinin üçünü-beşini bir araya getirip bir yere gömüverelim. Belki bu çekirdeklerden bir kaçı büyür meyve verir. Hep beraber yeriz, çocuklarımız, belki de torunlarımız yer. Belki kuşlar, böcekler yer.
Son olarak; yangın mevsimi geldi. Ormana girmek yasak artık. Belirlenmiş alanların dışında piknik yapmak yasak. Piknik yapmaya izin verilen yerlerde de lütfen çok dikkatli olalım. Yaktığımız ateşi söndürelim. Özellikle cam şişeleri gelişi güzel sağa sola atmayalım. Çünkü; cam şişeler en az pet şişeler kadar zararlı ve tehlikeli. Güneş ışığını odaklayıp yangının ilk kıvılcımını başlatması işten bile değil. Bırakılan cam şişe, belki bugün, yarın belki daha sonraki gün yangın çıkarmaz ama, biliyorsunuz ki güneş gün be gün hatta an be an konumunu değiştiriyor. Bu günkü açı odaklamaya elverişli olmayabilir ama yarınkini bizler hesaplayamayız. Bir bakmışsınız üç ay sonra bizim attığımız bir cam parçası bile koca bir ormanın yok olmasına sebep olmuş. Bu sebeple şişe ve cam kırıklarını da alalım yanımıza çöpe atalım. Çöpe atmaya eriniyorsak lütfen uygun bir yere gömelim.
Sonuç olarak; bu tabiat, bu güzellik, bu çevre bize atalarımızdan kaldı. Onları koruyalım, geliştirelim. Yenilerini yapalım ki çocuklarımıza, torunlarımıza biz de bir şeyler bırakalım. Tertemiz bir çevreyle baş başa bir yaz geçirmeniz temennisiyle.
25.05.2008
SAYGILARIMLA
Göksel KURT
Türkçe Öğretmeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
30 ⁄ 6 =