ÇOCUKLAR BAHAR GİBİDİR

A.BORAN İLE BAŞ BAŞA
120 Defa Okundu

.

Gözümün önünde bir bahar tablosu gibi açıyor. Doğa , bu bahar başlangıçlarında coşkulu ve taze , insan bu yaşta umutlu ve cıvıl cıvıl. C.Allah bu ayları , Atatürk’te Nisan ayını bayram buketi olarak hazırlayıp çocuklara armağan etmiş. Çocuklarımız , geleceğimiz ve umudumuzdur. Çünkü çok saf ve hakikattirler , yapmacık değillerdir.
Hepsi de pırıl pırıl…Her yavru gibi insan yavrusu da ne kadar sevimli. Dili  kalbi , kalbi de dilidir adeta. Sonradan bozuluyor insanlar. Saat çalışmasının tam aksine. Neden mi..? Saat çalıştıkça hataları ile kusurları ile hele hele başarılarıyla hatıralar bırakan zamanları ileriye taşır. Ama nedense insanlar kuru inatlarla birbirlerinin hatalarını arayarak , kendi yaptıkları kocaman hatanın farkında olamıyorlar.
Yarınlarımızı emanet edeceğimiz çocuklarımıza iyi bakmalıyız. Sevgisi , doğallığı ve içtenliğini bozdurmamalı. İnsan duyarlılığı , kişilik temelleri bu dönemlerde , bu yıllarda atılır. Sevgisizlik , doyumsuzluk , hele hele hazımsızlık ile korku ve kaygı gelecekte kişilik sorunu olarak ta ortaya çıkar. Bu nedenle , çocuklara sevgi ve eğitimine önem vererek önemli olmalarını sağlayalım.
Ben 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramlarını , bu özellikleriyle ve berrak bakışlarımla seyrederek değerlendiririm. Çünkü , çocuk dünyayı aydınlatacak bir ışık olarak , bir mum haliyle başlar , kocaman güneş olur. Bunu iyi anlamak lazımdır , iyi de anlatmak lazım. 
Çocuğu hayata hazırlamak , onun ihtiyaç duyduğu bütün alanlarda eğitmekle olur. Bu dengeli temel eğitimdir. Bence eğitim her çocuk sahibinin evinde başlamalıdır. Yani anne – baba eğitirken büyüğe saygı , küçüğe sevgi temeli ile başlayarak , yere çöp atılmamasını , tükürülmemesini , gereksiz hareketler ve çevreyi rahatsız eden seslerle sırıtmamalarını sağlamayı becerebilmelidir. Zira okullar öğretim merkezleri yani öğretme yerleridir. Ama görüyoruz ki yarının ev hanımı , öğretim üyesi , babası , annesi , iş adamı olacak gençlerin , çikolata , dondurma ambalajlarını , ağızlarından görülmemesi gereken sigaralarını , paketlerini yerlere attıklarını görüyoruz. Eeee….bunları da ders yaparak öğretmenler öğretecek olursa ÖĞRETİM’e fırsat kalır mı…?
Çocuklar işlenmemiş birer cevherdir. Zihinen , bedenen ve ruhen gelişimine yardımcı olmalı , hayata hazırlayıcı gerekli bilgi ve davranış yetenekleriyle kazandırılmış birer eser olarak yetiştirilmelidir. İşte bahar aylarının başlamasıyla  çiçekler açmaya , renk ahenk çoğalmaya ve ağaçlar meyve vermeye başlayınca , ben hep çocukları düşlerim , çocukları izlerim çünkü yarın bugünün çocukları ile daha güzel daha aydınlık olacaktır. 
Bizi okula başlatırken , elleri öpülesi , saygının en mükemmelinin gösterilmesi gereken öğretmenlerimize “ETİ SENİN , KEMİĞİ BİZİM” diyorlardı. Bugün kü kuşaklar , bu cümleleri yadırgarlar hatta kaba bulabilirler ama unutulmamalı ki ET KEMİKTEN AYRILMIYORDU , çünkü saygısız ve sevgisiz bir dünya karanlıklardan ve loş boşluklardan farksızdır. 
Bu yazımı okuyunca benim için olumsuz düşünenler , geri kafalı fikir gibi düşünebilirler ama sevgi , çiçek , saygı bayraktır. Çiçekler renk renk kokuların çeşitleriyle dünya ya renk ahenk katarlarken Bayrak’ta mavi semaların süsü , varlığımızın sembolü olarak yükselmelidir. Çünkü Altın çöpün içine de düşse altın özelliğini kaybetmez. Hayatımın her merhalesi altın ile değerlenir.
Herkese renkleri , kokularıyla ahenk katan olayların , başarıların ve aydınlıkların daim olduğu bir dünya diliyorum. Çünkü gülen yüzlerin , gülen gözlerin bol olduğu ülkeler sağlıklı , huzurlu , adaletli ve mutlu olurlar.
Hiç unutulmaması gereken , Fatih Sultan mehmet Han çağ açıp , çağ kapattığında , Ulubatlı Hasan Türkün Bayrağını kalenin burçlarına diktiğinde , uzaydan gelmiş yaratıklar değil , anaların babaların eğittiği , Öğretmenlerin öğrettiği çocuklardı. Çocuk ışıktır , çocuk çiçektir , hayat çocuklarla gerçektir.
Ahmet BORAN