GEZİ YORUM – ARNAVUTLUK

MAKALELER
264 Defa Okundu

.

ARNAVUTLUK

Doğusu Makedonya ve Sırbistan, Batısı Adriyatik ve İyon denizi, Kuzeyi Karadağ, Güneyi Yunanistan ile çevrili, Yüzölçümü 28.748 km2. Nüfusu 3 milyon civarında, Başkenti Tiran olan Balkan ülkesi. 1944 ten 1992 yılına kadar Enver Hoca’nın baskı rejimiyle dünyaya kapalı bir süreç geçiren Arnavutluk (Rejimi korumak için betondan yapılmış binlerce gözetleme kulesi hala görülüyor) 1992 den sonra açık rejim ve liberal politikalar izlemekte ancak ülkedeki alt yapı eksikliği ekonomik sorunların çözümünü güçleştirmektedir. Saat 17.00 sularında girdiğimiz ülkeye, Drina nehri kenarından, müslüman yerleşim yerlerinden geçerek, minareleri seyrederek İşkodra’ya konaklayacağımız Gardenland otele geldik. Otel şehir dışında yeni yapılmış, Arnavut misafirperliğini yansıtan güzel bir oteldi. 26 Nisan sabahı sıkı bir kahvaltının ardından Tiran’a doğru yola çıktık. Yaklaşık 2 saat sonra başkent Tiran’a girdik. Ancak trafik çok yoğun ve karmaşıktı. Bir taraftan da Ambulanslar siren çalarak geliyordu. Şehir merkezinde gösteriler olduğunu öğrenerek merkeze girmeden Elbasan üzerinden Makedonya’ya yöneldik. Yollar yine çift yönlü, virajlı ve dağlardan geçiyordu. Birkaç kez mola vererek Ohri gölünün Arnavutluk sahiline indik. Bu göl Arnavutluk ile Makedonya arasında bulunuyor. Saat 13.00 sularında Arnavutluk Makedonya sınır kapısına geldik. Yine pasaportlar toplanarak ve bir miktar da rüşvet verilerek gümrük işlemleri rehber tarafından halledildi. Böylece Makedonya’ya girmiş olduk.

MAKEDONYA

Doğusu Bulgaristan, Batısı Arnavutluk, Kuzeyi Sırbistan ve Kosova, Güneyi Yunanistan ile çevrili, yüzölçümü 25.713 km2. Nüfusu 2 milyonun biraz üstünde, başkenti Üsküp olan Balkan ülkesi. Yugoslavya’nın dağılmasıyla 1991 yılında bağımsızlığına kavuşmuş bir ülke. Arnavutluk sınırından ülkeye girince ormanlık yollardan, Ohri gölünün su kaynağı olan Sveti Nahom manastırının bulunduğu milli park alanına geldik. Burada suyun kaynayıp kısa bir nehirle Ohri gölüne ulaştığı yerleri ve Aziz Nahom adına yapılmış manastırı gezdik. Manastır halen faal durumda. Burada ayrıca restaurantlar ve özellikle Ohri incisi ile hediyelik eşya satış yerleri vardı. Daha sonra Makedonya’nın incisi olarak adlandırılan Ohrid şehrine geldik. Aracımızı park edip, teknede yemek üzere börek ve ayran alarak, tekne turu için göl sahiline indik. Kiril alfabesini geliştirmiş olduklarına inanılan Bizans keşişleri Aziz Kirillos ve Metedios heykellerinin önünde, tekne önünde topluca fotoğraf çektirip Tekneye bindik. 50 dakika süren tekne gezisinde, göl kenarında bizim Safranbolu evlerine benzeyen Osmanlı evlerini, Orman içersinde Yugoslavya zamanında Tito için yapılmış yazlık sarayını seyrettik. Tekne sonrası serbest zamanda Ohrid’in en güzel çarşısı, dükkanları ve Çınar (1100 yaşındaymış) meydanını gezdik. Üsküp’e doğru yola çıktık. Geçtiğimiz yerleşim yerlerinde çok güzel ancak panjurları kapalı evler gördük. Meğer bunlar yurtdışında çalışan kişilerin memleketlerine yaptıkları, tatile geldikçe kullandıkları evlermiş.
Üsküp’e yaklaştığımızda bölünmüş yollar başladı ancak bu yollarda 5-10 km. de bir gişeler var ve her geçişte para alınıyordu. Akşam saatlerinde Üsküp’e girdik. Otobüsle yaptığımız panaromik şehir gezisi sonrası konaklayacağımız Victoria otele geldik. Otel bir kenar mahallede ve dar sokakları olan bir yerdi. Otobüsümüzü durdurabilmek için otel sahibi komşuların araçlarını çektirdi. Tatsız tartışmalar sonrası polis geldi ve 46 Euro ceza kestiler. Bu gezimiz boyunca en tatsız olaydı. 27 Nisan sabahı kahvaltı sonrası Üsküp yakınında eşsiz güzelliği olan Matka Kanyonuna gittik. Otobüsten inerek 15 dakikalık bir yürüyüşten sonra, kanyondaki nehire kurulan baraj ve hidroelektrik santralinin doğaya ayrı bir güzellik kattığını gördük. Barajın kenarına dinlenme yerleri, kafeler ve seyir terasları da yapılarak turizme kazandırmışlar. Kanyondan sonra şehir merkezine indik. Üsküp kalesi altındaki taş sokakları ve tarihi binalarıyla Türk çarşısını, kuyumcular sokağını, Davut Paşa külliyesini, Mustafa Paşa camii,Yahya Paşa camii, Sultan Murat camii,Sulu Hanı, Kapan Hanı gezdik. Osmanlıdan kalma, Vardar nehri üzerine yapılmış Taş köprüden geçerek, Üsküp meydanına geldik. Burada Büyük İskender heykeli, Kral Samuel heykeli, Rahibe Teresa evi ve heykelini gördük. Meclis binaları ve Milenyum Haçı da dikkat çeken yapılardı. Öğle yemeğimizin ardından saat 12.30 da Üsküp’ten Selanik’e doğru yola çıktık. Yol boyunca bir kaç kez daha gişelerden geçip para ödedik. Vardar ovasından geçerken hep birlikte türküsünü söyleyip ovayı seyrederek 2 saat kadar sonra Yunanistan sınır kapısına geldik. Pasaport işlemlerini yine topluca rehber halletti.
Selanik’e ulaşmak için zamana karşı bir yarış başladı. Çünkü Selanik’teki Atatürk evi 16.45 de kapanıyordu. Neyseki saat 16.20 de Atatürk evine geldik. Bizi gruplar halinde içeriye aldılar. Daha önce tüm eşyaların olduğu gibi müze şeklinde sergilendiği eşyalar kaldırılmış sadece fotoğraflar ve tabelalarla görsel hale getirilmişti. Bunu eksiklik olarak gördük ama yapacak bir şeyimiz yok. Müze gezisinden sonra rehber nişanlısıyla buluşmak üzere bizden ayrıldı. Biz de Kavala’ya doğru yola çıktık. Yaklaşık 1,5 saat sonra Kavala’ya gelip akşam yemeğimizi yedik. Saat 21.30 sularında İpsala sınır kapısına doğru yola koyulduk. Gece olduğu için, İskeçe, Gümülcine ve Dedeağaç’ın ancak ışıklarını gördük. Verdiğimiz molaların ardından gece saat 01.00 sularında sınıra ulaştık. Burada yine TIR Kuyrukları vardı. Pasaport işlemlerimizi yine toplu olarak bu kez kaptan şoförlerimiz Yakup ve İsmail yaptı. Free shop larda yaptığımız alış verişin ardından Türk tarafına geçtik. Bizim gümrük memurlarımız 5 tane örnek bavulu açtırıp kontrol etti ve sorunsuz olarak Türkiye’ye girdik. Bir kaç molanın ardından İpsala, Keşan, Gelibolu ve Eceabat’tan geçip sabah ezanı okunurken Çanakkale’ye evimize girdik.
Yol uzun, görülecek yerler çok ancak zaman kısıtlı idi. Belki biraz hızlı ve yorucu oldu ama her şeyiyle güzel bir seyahat oldu düşüncesindeyim. Başta Terzialan Belediye Başkanımız Sn. Tuncay Göymen olmak üzere, bir önceki ve şimdiki Belediye meclis üyelerine, yazı işleri müdürümüz Sn. Naci Beceren’e, Katkısı ve emeği geçen herkese teşekkürler. . .