GEZİ YORUM – KARADAĞ

MAKALELER
91 Defa Okundu

.

KARADAĞ

25 Nisan 2019, sabah otelde aldığımız kahvaltıdan sonra Karadağ’a (Monte Negro) doğru yola çıktık. Çıktık ama bu yollar devlet yolu değil de sanki iki köy arasındaki bağlantı yolu gibi dar ve virajlı idi. Zaman zaman durup karşıdan gelen araçlara yol vermek gerekiyordu. Yaklaşık 50 km.lik bu yolu 1.5 satte aldıktan sonra, dağların tepesindeki Kobluk (Kuş uçmaz,kervan geçmez manasına) sınır kapısına geldik. Yoğunluk olmadığından pasaport işlemlerimizi çabucak halledip Karadağ ülkesine girdik.
Karadağ; Kuzeyinde Hırvatistan ve Bosna Hersek, Güneyinde Arnavutluk, Batısında Adriyatik denizi, doğusunda Sırbistan ve Kosova ile komşu, nüfusu 630.00 civarında, 13.812 km2. Başkenti Podgorica olan eski Yugoslavya’nın dağılması sonucu kurulmuş 7 devletten birisi. Ülke adını kayalıklardan oluşan dağlık yapısından almış. Bu dağlık yapı nedeniyle yollar dar ve virajlı olarak devam etmekte iken aşağılarda nihayet denizi gördük. Bu deniz Adriyatik denizinin Dalmaçya kıyıları idi. Girintili çıkıntılı ve küçük küçük adacıkların olduğu bir deniz. Hani Dalmaçyalı diye bir köpek cinsi vardır ya adı buradan gelmekte imiş. Sahil yollarından ve küçük yerleşimlerden geçerek öğle saatlerinde Karadağ’ın en önemli turizm şehri Kotor’a geldik. Kotor’da tıpkı Dubrovnik gibi ama daha küçük bir Roma kenti. Sahilde kurulmuş kale içinde her türlü güvenlik ve yaşam alanları bulunan, kiliseleri, sarayları, heykelleri, alış veriş reyonları ve labirent gibi sokaklarıyla turizmin her türlüsü bulunan bir şehir. Buranın en ilginç alanı utanç duvarı. Geçmişte suç işleyen veya kötülük eden birisi, bu duvarın önüne dikiltilir ve domates atılarak cezasını çekmesi sağlanırmış. Burada öğle yemeklerimizi yedikten sonra, Karadağ’ın bir başka önemli şehri Budva’ya doğru yola çıktık. Yolumuzun üzerinde dünyaca ünlü Sveti Stefan adasının karşısında mola verip fotoğraflar çekildik. Çok küçük olan bu ada tamamen binalarla kaplı. Şu anda Singapur’lu bir işadamı bu adayı satın alarak burayı 5 yıldızlı otel haline getiriyormuş.
Yaklaşık yarım saat sonra Budva’ya ulaştık. Burası daha çok otelleriyle ve plajlarıyla ün yapmış bir yer. Kalesi ve kaleiçi daha küçük ve önemini yitirmiş. Dağ yollarından nihayet bir parça düzlüğe inerek Arnavutluk sınır kapısına geldik. Gümrük binaları tek bina ve iki devlet ortak kullanıyor.Burada da pasaportları toplayıp işlemleri rehber halletti ve biz yürüyerek geçip alış veriş merkezine girdik. İşlemler sonrası artık Arnavutluk’taydık. Bu arada Karadağ ile ilgili bir fıkrayı da anlatmadan geçmeyeyim. Karadağlılar çalışmayı pek sevmezlermiş. Fakat çalışmadan da kalkınma olamayacağı için, bir komisyon kurup çalışma takvimi hazırlamışlar. Buna göre Pazartesi günü tatil sonrası hazırlığı olsun, Salı günü çalışmaya başlama hazırlığı olsun, Çarşamba iş günü olsun çalışılsın, Perşembe iş günü sonrası dinlenme olsun, Cuma hafta sonu tatiline hazırlık olsun, Cumartesi-Pazar tatil olsun demişler. Ancak bir komisyon üyesi söz alarak sormuş; Bu iş günü her Çarşamba mı olacak ?