“İLK ÖĞRETİM”

MAKALELER
287 Defa Okundu
.
Merhaba değerli okurlar.
Uzunca bir aradan sonra tekrar karşınızdayım. Bu kez 1964-65 eğitim ve öğretim yılında başladığım Terzialan ilkokulu yıllarımı anlatmak istiyorum.
1964 yılı Eylül ayında Terzialan ilkokulu birinci sınıfına başladım. Sınıfımız eski okul binası yol tarafında, bitişiği öğretmenler odası olan derslikti. Erkek öğrenciler; siyah önlük, beyaz yakalık, kısa kesilmiş saçlar ve altta pantolon, kız öğrenciler; siyah önlük, beyaz yakalık, taranıp örülmüş ve kurdela takılmış saçlar, altta şalvar,pantolon veya siyah çoraplı kıyafetlerle okula gelirdi. Okul yolu; kışın çamurlu, yer yer su birikintisi, zaman zaman tıkanan büz nedeniyle bazen dereye dönen bir yoldu. Her sabah okul bahçesinde sıra olunup andımız okunur ve sınıflara girilirdi. Hava uygun değilse doğrudan sınıflara girilir, andımız sınıflarda okunurdu. Beslenme çantası, renkli boyama kitabı yada dergiler yoktu. Amerikan yardımı süt tozundan süt ve yoğurt, tenekeler dolusu margarin yağlarla beslenmeye çalıştık. Evlerden getirilen fasulye, mısır, bakla, nohut ve desteler halinde ağaç çubuklarımız vardı ve bunlar bizim yardımcı ders araç ve gereçlerimizdi. Siyah beyaz basılmış bir Alfabemiz, defter kalem ve silgilerimiz vardı. Bazılarımızın silgileri ortasından delinip bir iple boyunlarına asılırdı. O yıllarda Çakılköy ilkokul öğrencileri de geçici olarak bizim okulumuza geliyordu.
Dersler sabahtan 3, öğleden sonra 2 ders, Cumartesi günleri sabahtan 3 ders olarak yapılıyor, Cumartesi öğleden sonra ve Pazar günü tatil oluyordu. Önceleri defterler dolusu düz çizgi, eğri çizgi ve yuvarlaklar yapılıyor, bunları yapamayanlara tekrar tekrar yaptırılıyor daha sonra fişlere geçiliyordu. Hatırladığım kadarıyla okul mevcudu 211 kişi idi. Bu rakam salon duvarlarından birinde yazıyordu. Salon duvarları Atatürk resimleri, gençliğe hitabe, istiklal marşı, Çanakkale savaşı resimleri ve bayraklarla süslüydü. Ders saati ve teneffüsler kaç dakikaydı tam bilemiyorum ama teneffüsler; yakan top, ara kesmece, elden almaca, mendil kapmaca, kaydırak, birdir bir, uzun eşek oyunlarını oynamak için yetiyordu. İlk öğretmenimiz Aynur Özbakır idi. Onu çok sevmiştik. Birinci ve İkinci sınıfı Onunla okuduk. 3. Snıfta iken tayini çıktı ve gitti. 3. Sınıfı bir süre 4. Sınıflarla birleştirilmiş sınıf olarak okuduk. 4. ve 5. sınıfta yeni öğretmenimiz geldi. Ayşe Canan. Onu da çok seviyorduk.
Sınıf duvarlarında, 4 mevsim (ilkbahar, yaz, sonbahar,kış) tablosu, ilk çağ, orta çağ, yeni çağ ve yakın çağ tarihlerini gösteren tablo, tavanda ana yönler ve ara yönleri gösteren çizim, sıraların karşısındaki duvarda en üstte çerçeveli Atatürk resmi, altta siyah yazı tahtası ve yanında fişlerin iplere asıldığı yer vardı. Sınıfın ortasında büyük bir odun sobası vardı ve yakacak odunları evlerden getiriyorduk. Kalemlerimizin ucunu açmak için kapının arkasına gider oradaki çöp kovasında açardık. İlk yıllarda hademe yoktu, dersliklerin temizliğini hergün nöbetleşe yapardık.
Şimdiki gibi otomatik sınıf geçme olmaz, başarısız olanlar sınıfta kalır ve sınıf tekrarı yapardı. Bu yüzden büyük büyük öğrenciler vardı. 15 yaşına kadar ilkokulu bitiremeyenler otomatik mezun edilir ve 3. Sınıftan ayrılmış diploması verilirdi. Eğitsel kollar adı altında çeşitli sosyal faaliyetler yapılırdı. Kitaplık kolu, Kızılay kolu, Gezi kolu, Spor kolu gibi. Milli bayramlar çok önemliydi ve etkinliklerle kutlanırdı. Aylar öncesinden hazılıklara başlanır şiir okuyacaklar, halk oyunu ekipleri seçilir ve sıkı çalışılırdı. Elektrik, telefon, televizyon gibi teknolojik nimetler yoktu. Köy bakkallarına gelen günlük gazetelerden haberleri ve dünyadaki gelişmeleri takip eder, sınıflarda ve okulda duvar gazetesi çıkartırdık. Öğretmenlerimizin hepsi köyde oturur ve halkla iç içe olurdu. 4. ve 5. Sınıflarda Tarım dersi ve İş bilgisi dersleri vardı ve bu dersler uygulamalı olurdu. Örneğin tarım dersinde okulun arkasında bahçe yapılır, buraya çeşitli sebzeler ekilirdi. Yer ve fırsat oldukça fidan dikilir, ağaç yetiştirilirdi. Sene sonlarında okul bahçesinde sahne kurulur, tiyatro gösterisi ve konserler yapılırdı.
Köy okulları Nisan ayı sonunda kapanır ve yaz tatili başlardı. Ancak 5. Sınıf öğrencileri için birde bitirme sınavları vardı. Karnesi iyi olan öğrenciler bile bu sınavlara girmek ve başarılı olmak zorundaydı. Yoksa diplomasını alamazdı. Bitirme sınavları 1975 yılında kaldırıldı. 1974 yılında bakanlar kurulu kararıyla Cumartesi günü tüm okullarda resmi tatil olarak kabul edildi ve yarım günlük okul sona erdi.
Köyümüzde bazı girişimcilerin gayret ve çalışmalarıyla, ramazan aylarında cami ve minarenin aydınlatılmasıyla sınırlı elektrik kullanımı oluyordu. Ancak 1969 yılında köyümüz kesintisiz elektrik kullanımına başladı.
1964-1969 yıllarında 5 yıllık ilkokul eğitimim süresince farklı sınıflarda birlikte olduğumuz arkadaşlarımızdan bazıları bugün maalesef aramızda değil. O günlerden bugüne çeşitli sebeplerle vefat eden şuan hatırlayabildiğim, Yakup Ezen, Ahmet Özkan, Şükrü Çakan, Mehmet Çayır,Mehmet Kosa, İbrahim Gezen, Yakup Uzun, Ezel Usumi, Mehmet Uzun, Hüseyin Orta, Elveda Dalgıç, Karani Duran, arkadaşlarımıza Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. Geride bıraktıklarına sağlıklı ömürler, Tüm öğrencilerimize de başarılı, güzel bir gelecek dilerim.
Necmi Can 02.02.2020

1 thought on ““İLK ÖĞRETİM”

  1. Harika bir yazı olmuş Necmi bey. Çok heyecanla okudum. Beni bir an eskilere götürdü , getirdi , hatırlattı. Sizi ilgiyle takip etmeye çalışıyorum. Devam yazılarınızı bekliyorum. Kaleminize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
22 × 27 =