İYİ İNSAN OLMAK

A.BORAN İLE BAŞ BAŞA
162 Defa Okundu

.

Hiç tartışmasız beşeriyetin oluşmasını sağlayan unsurlardan biri ve en şereflisi insandır. Çünkü insanı yoktan var eden yüce Allah; “Beşeriyetin en şerefli mahluku olarak insanı yarattığını” buyurmuştur. Doğru  değil mi..? Allah  , insana akıl fikir zeka vermiştir ki , diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden , kendisine sunulan imkanları değerlendirerek toplumun var oluşunda önemli hususları sunmuşlardır.
Yüz kiminle gülüyorsa kalp onunladır. Ama , günümüzde menfaat için insanlık adeta imtihan edilmektedir. Oysa insan cehaletin sebebini bilebilse alim olurdu. İnsanın imtihanı makam ve rakkamdır. Bunu neden mi yazdım; Ben 33 sene 1 ay Devlet Memurluğu yaptım. İşte o zaman ki görev anlayışıma rehberlik eden ışık ; Hz. Ali Mısır’a vali gönderdiği Malik – el Eşter’e görevini yaparken siyasetname vermiştir.  O siyasetname şimdiki siyasetçilerin uyguladığı gibi değil Devlet başkanında bulunması gereken özellikler , Allah’a ve halka karşı sorumluluklarını belirtmektedir. Hele hele bütçe konularında harama ve yalana itibar edilmemesini vurgulamakta olan görev tarifleri dir onlar.
Ağacın yaprakları kuruyunca gövdesini de kurutmamalıdır. Zira kışın sonu bahardır. Vatanını en çok seven , görevini en iyi yapanlardır. Çünkü nefsimize hakim olabilmemiz için , gönlümüzden kibir denen şeytani hisleri atmamız , adeta yüce dağları iğne ile kazmaktan bile daha zordur. Onun için dar ve kısır fikirleri terk etmemiz gerekir.
Neden mi; insan oğlu başardıkça mutlu olur , kazandıkça ferahlar. Zekidir , başaramayacağı hiç bir şey yoktur. Konfüçyüs der ki ; “İnsanlar kuşlar gibi uçmayı , balıklar gibi yüzmeyi öğrenmişlerdir” Ben de diyorum ki , Uçak , Gemi gibi vasıtalar , icat edilip bunları başarabilen insanoğlu , bir de İNSAN GİBİ YAŞAMAYI başarabilse..! Dünya kendiliğinden daha güzelliklerle renklenir ve ahenklenir. Malum olur ki dünya hayatı imtihandır ve inkarı olmayan iki şeyden birisi “ölüm” diğeri “güneşin doğudan doğup batı dan batmasıdır.”
Güneş her sabah yeniden doğar , her sabah yeni bir başlangıçtır. Öyleyse , her sabah yeni umutlarla günümüze başlamalıyız.Hırsına sahip olamayanlar , Adalet nedir bilmeyenlerdir. Kötüyü tarif zor değildir ama sözünün arkasında olan insanla bile zamanla “beni sokmayan yılanın” hikayesini anlatırsa o yılan evvela bahçelerine , sonra da evinin içine giriverir.
Bir anını , bir saniyesini kontrol edemediğimiz dünya hayatımızda , ağzımızdan çıkan sözlere ve yaptıklarımıza dikkat etmeliyiz. Asla yalakalık yapmamalıyız , makamlar yüceltmez. Onun için ateşin üzerine otururmuş gibi çok dikkat etmeliyiz. Diken ekenler neden gül toplamayı arzu ederler ki;
Benim felsefemde , açık yüreklilikle konuşan düşman içten pazarlıklı , hasır altında su akıtan dosttan daha iyidir. İnsanlar geçmişi anlatırken her şeyi söylerler. Çünkü ölüler şahitlik yapamaz , yeniler de maziyi bilemez , buna dünyanın akışı denir.
En yüce makam; görevini ibadet ve kanun düsturu ile yapanların makamı edeptir. Onun için tekrarlamak gerekirse makam ve rakkam terazileri ile insanları değerlendirmek yerine , gönüllerdeki terazimizle değerlendirilmeleri en doğru olan ve insanı , insanlığı yüceltendir. Çirkinin özelliği güzeli tariftir. Sevgi ve saygının kurduğu beraberlikleri , adalet ve samimiyet ölümsüzleştirir. Sabır ve şükür etmek kahırları lütüf haline getirir.
Yaşadığımız vakitlerin en önemlisi içinde bulunduğumuz an’dır. O an önemli zamandır. Çünkü tasarladığımız bir şeyi o önemli vakitte daha itinalı yapabilmek elimizden gelebilir.
Günleriniz ve gönüllerimizin aydınlık olması dileklerimle paylaşabilmeyi beceren toplum olmalıyız. Üzüntüler paylaşıldıkça azalırken , mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır. Dağ çalısız , yollar deli’siz olmaz.
En önemli insanlık ; Birbirimizi yürekten sevmektir. Sevgiyi çiçek , saygıyı bayrak yapabildiğimizde dünya daha da güzelleşir. Gönülden gönüllere yol vardır. Bunun farkına varamamak mümkün mü. Dostların buluştuğu yollardır. O yollar , gönüllerin buluştuğu yollar. Mevlana Hazretlerinin şu önemli sözleri ne anlamlı değil mi…”Dost edinmeye bak , düşmanı ananda doğurur” diyor. Bence hiç yalan değil çünkü ağacın kurdu içinden olur.
Öyleyse , Bezmeyin – bezdirmeyin , kızmayın – kızdırmayın , kırmayın – kırdırmayın ve bozmayın – bozdurmayın. Yetmez mi bu dünya hepimize..! Sevmek sevilmek varken , kin niye..! Hata ararsak hatalı oluruz , kusur ararsak C.Allah’ın imtihanlarını unutmuş olmazmıyız…?
Eğer iyilik yapmaya gücümüz yetmezse asla kötülük yapmamalıyız. Şimdilik yazımızı Mevlana Hazretlerinin şu sözü ile bitirelim. “Marifet nefsi silmek değil , bilmektir” Güç imkanlarla elde ettiklerimiz değerleri basitliklerle kaybetmeyelim. İnsan olmamıza yeter de artar bile. Neden mi , “Gençlik bilse ihtiyarlık yapabilse” diyelim ve tekrar bırakalım dünyanın akışına….Şükürler olsun Allah’a , karanlık olmasa  aydınlıkların , Hastalık olmasa sağlığın kıymeti olur mu..?
Yıldızlara ve çiçeklere uzanıp , yılları  , günleri , sevgileri toplarsak , dünya daha da güzel olur. Haydi geç kalmayalım , çünkü güzellikler ve gülümsemeler insanı kocatmaz. Arada aynaya bakmayı unutmayalım. Çünkü insan , insanın aynasıdır.

Ahmet BORAN