KURULUŞ

MAKALELER
96 Defa Okundu

.

“KURULUŞ”

Bilindiği gibi, Dedelerimiz “93 Harbi” diye bilinen, 1877-1878 Osmanlı-Rus harbi sonrası, Bulgaristan’dan göç ederek gelmiş ve Terzialan köyümüzü kurmuşlardır. Neden 1877 yılındaki savaş 93 harbi diye anılır.? Çünkü o yıllarda kullanılan Rumi takvime göre 1293 yılı, sonradan kabul edilen miladi takvime çevrildiğinde 1877 yılına denk gelmektedir. Yani Rumi 1293 ‘e 584 rakamı eklendiğinde 1877 yılı bulunur.
Bu göçler 1878 yılından 1884 yılına kadar sürer. O yıllarda Osmanlı İmparatorluğu sadece Balkanlardan değil, Kafkasya’dan ve Kırım’dan da büyük göçler almıştır.” Osmanlı Muhacir Komisyonu” belgelerine ve tarihi kaynaklara göre 3 milyondan fazla insan yerinden yurdundan ayrılmıştır. Bu rakamın yaklaşık yarısı yollarda hastalıktan veya bakımsızlıktan telef olmuş, ancak yarısı iskan edilebilmiştir. Aylarca süren bu göç yolculuğundan sağ salim ulaşabilenler köyümüz topraklarında iskan edilmişlerdir. Ancak bundan sonra Balkan savaşları, Birinci Dünya savaşı, (Çanakkale savaşı) Kurtuluş savaşı , Yeni Türkiye Cumhuriyeti kuruluşu ve ardından 2. Dünya savaşı nedenleriyle, dedelerimiz sadece hayatta kalabilme mücadelesiyle, hayvancılık ve çiftçilikle geçimlerini sağlamış, kendi yurtlarını, kendi yollarını, köprülerini, cami ve okullarını yapmışlardır. Bu dönem içersinde Yeni Cumhuriyet bir taraftan sanayileşme ve ekonomik büyüme gerçekleştirirken dedelerimiz ve babalarımız da ormanda çalışarak hem para kazanmış, hem de köyümüz ekonomisini geliştirmiştir. Katran deresi, Bıçkı deresi, Koca sürtme, Dede sırtı ve Arpa tarlaları çalışma alanlarından bazılarıdır. Buralarda kimisi mandalarıyla tomruk taşımış, kimisi el bıçkılarıyla kereste hazırlamışlardır.
Diğer yandan köyde kurdukları demirci atölyelerinde kendi alet ve ihtiyaçlarını karşılayıp çevre köylere de hizmet etmişlerdir. Arabacı ustaları Yörük Ahmet (Ahmet Arabacı), Hüseyin Pehlivan (Hüseyin Çakan) sayesinde hem kendi arabalarını yapmışlar, hem de çevre köylerin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Bizim hizar atölyemiz (İşlik) oldukça zengin ve yetenekliydi. Burada sıfırdan kamyon kasaları yapılırdı. Hatta kamyon şasesi üzerine ahşap ve saç kaplanarak otobüsler yapıldı. Bunlardan bir tanesi Biga Ağaköy’de, bir tanesi bizim köyde “Yenişen” adıyla yıllarca yolcu taşımacılığında kullanıldı. Dedem ve sonraları babam tüfek tamiri ve imalatı yapardı ve tüm Çan çevresinden tüfek tamirine gelirlerdi. Şimdiki Belediye binasının olduğu yer, Yusufağa’nın yerinde Mustafa Kara yaylı demir karyola ve divan imalatı yaparak, katma değer yaratırdı. Elektrik ihtiyacı için jeneratör kullanır, ramazanlarda cami ve minareye elektrik verirdi. Sonraları bir çok marangoz atölyesi ve hizar işletmesi açıldı. Köyümüzde adeta KOBİ faaliyetleri vardı. Kendi tarlası ve işyeri olmayanlar, sezonluk olarak tuğla ve kiremit ocaklarında çalışırlardı. İşsizlik sorunu yoktu, dışarıdan köyümüze çalışmaya gelenler vardı.
İşsizliğin sorun olmaktan çıktığı ve yeniden her alanda üretim yapılması dileklerimle..
Necmi Can 26.03.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
6 × 14 =