ORTAOKUL DÖNEMİ 2

MAKALELER
388 Defa Okundu

.

“ORTAOKUL DÖNEMİ 2”

Merhaba Değerli Okurlar;
Bir önceki yazımda ortaokula başladığımız dönemde yaşadıklarımızı kaleme almıştım. İlkokul dönemimizde elektriğimiz yoktu. Ortaokula başladığımız sene köyümüz elektriğe kavuştu. Elektrikle beraber sosyal hayatımız da değişmeye başladı. Önceleri yalnız gezici yazlık sinemalar varken, Merhum Rami Beceren tarafından ilk kez köyümüzde sinema salonu açıldı. Hemen her akşam yeni filmler gösteriliyordu ve çevre köylerden de izleyiciler geliyordu. Haliyle köyde hareket başlamıştı. Daha sonra Merhum Rıdvan Erten de bir sinema salonu açtı ve bir süre köyümüzde 2 adet sinema salonu vardı. Sinemalara ilgi televizyonların yaygınlaşması ile son buldu. Elektriğin getirilerinden biri de, berberlik yapan Merhum Yakup Karabacak’ın köyümüzde ilk kez fotoğraf stüdyosu açması oldu. Berberliği bırakmış ve “Foto Yakup” olarak fotoğrafçılığa başlamıştı. Uzun yıllar bu işi köyde yaptıktan sonra Çan’a taşındı ve TRT muhabirliği ile Hürriyet gazetesi muhabirliği de yapmıştı.
Mevcut evlerimizde mutfak, salon ve banyo bölümleri yoktu. Evler, bir tane kiler odası ve 3-4 odalı idi. Her odada, kapı yanındaki duvarda “yüklük” denilen, tabandan 40-50 cm. ahşapla yükseltilmiş 60 cm. Genişliği olan, yorgan, döşek, yastık v.b eşyaların konulduğu biryer olurdu. Bu yüklüğün altı boş olur oraya da çeşitli malzemeler koyulurdu. Yüklüğün üstü de raf şeklinde olur oraya da “Musandıra” denirdi. Çocukluğumuzda bu yüklük altını , saklanma yeri olarak kullanırdık. Yüklüğün bitişiği olan köşede de 80×80 cm. ölçüsünde ahşap dolap şeklinde “hamamlık” bölümü vardı ve burada taşıma su ile dökünerek banyo yapılırdı. Diğer duvarlarda “sergen” denilen, çocukların yetişemeyeceği yükseklikte, süslemeli ahşap raflar vardı. Buralara tencere, çanak, sahan gibi malzemeler koyulurdu. Bunlar her odada aynıydı.
Günlük kullanılan bir odada da ayrıca bir maşınga veya ateş yakılan bir “ bacalık” ve abdest almak yada bulaşık yıkamak için bir “abdestlik”, su bakırlarını koymak için 2-3 gözlü raf vardı. Yiyecekler kilerlerde telli dolaplarda saklanır, pişirilmek için odaya alınır, maşınga veya ateşte pişirilir, aynı odada; yer sofrası yada “sini” üzerinde yemek yenir, yatma zamanı yüklükten yataklar indirilip yere serilir ve yatılırdı. Birde “hayat” bölümü vardı ki burası havadar, aydınlık, balkona ve her odaya kapı açılan bölümdü. Yazın günlük yaşam burada geçerdi. Tuvaletler evin dışında bahçede idi.
Elektriğin gelmesiyle her bölüm aydınlatılmaya başlandı. Buzdolapları da hayatımıza girince, evlerimizde değişiklikler yapılması gerekliliği ortaya çıktı. Bunun için mutfak bölümü ayrıldı. Mutfak bölümü oluşunca yatak odaları da ayrıldı. En önemli değişiklik ise televizyonun yaygınlaşması ile meydana geldi. Çünkü televizyon izlemek için geniş odalara, salonlara ihtiyaç vardı. Televizyon almak için “Nordmende , Grundig, Telefunken , Schaub Lorenz , Saba” gibi marka seçenekleri vardı ama illaki “Regülatör” almadan olmazdı. Çünkü elektrik voltajları çok dalgalıydı. Televizyonları korumak için voltaj regülatörü şarttı. Birde çatılara anten takılırdı ve en küçük rüzgarda bile yönü değişir, çıkıp ayarlamak gerekirdi. Her evde televizyon olmadığından, televizyonu olan komşulara akşam oturmalarına gidilirdi. “Telesafirlik” böyle başlamıştı. Televizyon yayını tek (TRT) kanal ve siyah beyazdı. Yayın gece yarısı istiklal marşı okunması ve “Televizyonunuzu kapatmayı unutmayın” yazısıyla sona ererdi. Bu telesafirlikler ve televizyon izlemeler, öğrencilerin ödev yapmaları ve ders çalışmalarında sıkıntı yaratıyordu. Herşeye rağmen eğlenceli ve mutlu zamanlardı. Eğlence ve mutluluğunuzun hiç eksilmemesi dileğiyle..
Necmi Can
Ocak 2021

1 thought on “ORTAOKUL DÖNEMİ 2

  1. Necmi bey,
    Bizi zaman makinasına bindirerek geçmişe hızlı bir gezinti yaptırdınız. Teşekkür ediyorum. Bu arada genç kardeşlerimiz günlük hayatın nasıl geçtiği hakkında genel bilgi sahibi oldu.Devamını bekleriz. Selamlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir