SELAM ve SAYGILARIMLA HEPÇİNİZE…

A.BORAN İLE BAŞ BAŞA
351 Defa Okundu

.

Ben aynı kültür pınarından kana kana su içmiş, aynı kültürün havasını çekmiş ciğerlerine sindirmiş artanını koynuna doldurmuş, aynı örf ve ananeleri yaşayıp yaşatan lazım olacak diye birazda tarcığına (dağarcık) doldurmuş DELİORMAN’dan Razgrat Mehmetler köyünden gelme TUNA’nın kollarının suyunu kana kana içmiş, matarasını doldurmuş 
Elinde ibriğinaştarpası ile yollara düşüp espitleri çemberini sıkıştıran, katransızlıktan gıcırdayan tekerlikli öküz arabasında angıçlardan eşyalar düşmesin diye çulla kapatılmış halde Sarıbaşla, Akkuyruk adlı koca boynuzlu öküzlerin çektiği, zaman zaman da zorlayarak boyunduruğunun zelvelerini kıracak gibi olduğu yolculukla göç edip gelen neslin kızanlarındanım.
Benim görüp bildiğim abbam Ahmet ağaların Selim’in kızanı Hüsmen ağa…Ben onun sekizcik kızanının en kocamanı Nuri Hoca’nın sekizcik gülüsünden yedi numarayım.Ninem (Anam) Molla Ahmet’in kızı Rayme (Rahime)
Dedimya temin beyav.. Aynı kültür mirasındanız deye.Onun için sizin araladığınız kapıdan (Sitenize) misafir oluverem dedim…
Selamımı aldığınız beni de ağırladığınız için şimdiden teşekkürlerimi arz ediyorum. Bizim geliş konumuz Balkanlardaki sıkıntıdan yani Osmanlı-Rus harbinden imiş 1876’da.. Koca abbam kızanlarını talükatını toplamış çileden göç edercesine yollara düşmüş…
Zaten çok eski zamanlarda da KARAMAN’dan kültürümüzü, dinimizi yaymak ecdat diyarlarını yurt etmek için oralara muhacir olmuş atalarımız.
Fabrika yok, çıkrıklarla yün eğitrmişler iplik yapmışlar çufalıklarda dokuyup bez yapmışlar kendilerine giyecek temin etmişler.Katık yok… ahlat (armut) toplamış turşu kurmuşlar, lahana, biber ekmişler morpatlıcan kırmızı patlıcan ekmişler. Eriklerini toplayıp işi (ekşi) macın yapmışlar, kolaç ısırıp ya da kaçamak kaşıklayıp doyunma uraşmışlar. Zor zar saban, pullak yapabilip sürebildikleri tarlalardan kıt kanaat ekin almışlar, mısır almışlar. Dermenlerde (Değirmen) üütüp bazı ateş ekme bazı kolaç yapmışlar.
Birgün dermen yanından geçerken suyun gunguruk yaptını gördüm ..Hee… kızanları burdan tutela sandım. Bize sizi dereden tutttuk derlerdiya.
Kızan dimiz o gedi aklıma ba… hey gidi günler hey sofradan yarı tok yarı aç kalkalamış . Yok ki napsınlar hali vakti iii olanlar sadeyağ (tereyağ) iişimik (Ekşimik-Lor) korlarmış ekmek içine… Sobamı deesiniz adı ba…. ateşlikler vardıya… oraya birkaç dikme konur yakılırdı. Varlığı olmayanlar çıra ile biraz olanlarda kandillerle şavıklanırdı. Ben bile pek kart olmama rağmen ders çalışırken çook saçlarımı ütülettim kandile.
Gece karıla maleye giderken fenerlerini yakar çamıra batmadan giderler.Adamlar (Erkekler) da cami odasında toplanır anlatırlardı. Vaasa bi pilli ıradyo ile haberler dinnenir pil bitivemesin diye gene kapatılırdı. O pillerde kocamandı. Bilirseniz tam kavedermeni(kahve değirmeni) kadardı.
Hava isleyse kızanla cami önünde uzun eşek, güvercin takla , çelik çomak, domuz ya da kuyu kapmaca oynalardı.Sonraları metelik ve düğmecik te oynarlardı.
Kızlar da uzun peliklerinde muskalar ya da bulabilirlerse kırmızı mavi ipler bağlı idi.Kille ya da gazla saçları yıkananların prıl pırıl parlardı. Kaydırak, beştaş, elin üstünde kimin eli var, mendil saklama oyunları oynarlardı.
Düğünlerde öküz arabalarının en güzel en sağlam olanı palı-pırtı cacalarla süslenir, öküzlere bile kına yapılır gelin t elleri ile buynuzları süslenirdi. Düğünde pelvan güleşi yürük (at koşusu) yapılır bulunabilen bir davul ya da dümbelekle türkü söylenip oynanırdı. Ama….sonu mutluluklarla uzun süren mutlu evliliklere varırdı.
Ben kızanken de Çakmakçayır’a sahiii Terzialan beyav ora… gittim. Çünkü Salimağaların Ali Esen ‘in karısı Kamile, Apturaman Hasan’ın Yakup karısı tetem di .Ninemin (anam) abusunun kızanlarıydı. Arabacıların İsmail’in karısı Firdevs abla da köyümüzden Nizamların kızıdır. Veli işçi dayımdı. Eskiden hısımlık pamuk ipliğine bağlı değil sicime, kınapa bağlıydı baa… gide gelirdik.
Hiç unutmam Abbam iki kıl çuvalı şıvşırmış ekinle dermene götürecekti. Hayvanların önüne bir çiten saman koymuş içine de kuvvetli olsun diye bir urup yulaf kuymuştu.Ben ordan geçerken Savul be hayvanları ürkütme yiyelersinle dedi.
Hani bizim muhacir küülerinde bi laf vadır saravtma bişeyi deye… ben de pek uzattım galiba
Benim en çok hoşuma giden unsurlardan biri köylerde samimiyet ateşi hiç sönmeden hep kor kor yanardı. İğsileri bitmezdi. Küllenen dostluklar parıl parıl parlardı. Pek dargınlık ta olmazdı. Bir de bayramlarda Bayram namazı sonrasında cami avlusunda büyükten küçüğe doğru sıra olunur candan samimiyetle bayramlaşılırdı.
Sabah sabah evlerin yasaklığına açılan tokatların arasından gödek kokusu sızardı. Ah… o bayramlar.
Bu vesile ile bütün Türk Milletinin Ezanı mübarek bilen, bayrağı şeref bilen buram buram insanlık haysiyet ve onur kokan herkesin mübarek Kurban Bayramlarını en halis dileklerimle kutlar nice bayramlara erişmeleri dileklerimle Saygılar, Sevgiler Selamlar sunarım. Allah’a emanet olun.

Ahmet BORAN
Emekli T.Halk
Bankası Veznedarı

05.01.2007